Banka gözü24 Mayıs 2026·8 dk okuma

Bankalar şirkete kredi verirken neye bakar? Mizanınızda aradıkları 9 şey

Kredi komitesi dosyanızı açtığında sırayla dokuz başlığa bakar ve her birinin bir eşiği vardır. Hangi oran hangi seviyenin altına inince bankanın dili değişir, teminat ne zaman istenir ve başvurudan önceki 30 günde ne yapılır — hepsi eşik rakamlarıyla.

HKYHakan Kerem YıldırımBağımsız Denetçi

Kredi başvurusu yapan çoğu şirket sahibi, bankanın “şirketime baktığını” düşünür. Banka şirkete bakmaz; şirketin sayılarına bakar. Kredi komitesinin önüne giden dosyada işinizin hikâyesi, müşteri memnuniyetiniz ya da sektördeki itibarınız yer almaz. Bilançonuz, gelir tablonuz ve bunlardan üretilen birkaç oran yer alır.

Bu yazıda o oranları tek tek göreceksiniz. Her başlıkta bankanın rahat saydığı seviye ile endişeye geçtiği seviye ayrı ayrı yazılıdır. Amaç, başvurudan önce dosyanızı bankanın gözüyle okumanızı sağlamaktır.

Bankanın sorusu tek cümledir: “Bu şirket bana borcunu, kendi kazandığı parayla, zamanında geri ödeyebilir mi?” Dokuz başlığın hepsi bu sorunun parçalarıdır.

Şirket kredisi ile bireysel kredi aynı şey değildir

İnternette “bankalar kredi verirken neye bakar” diye arattığınızda karşınıza çoğunlukla bireysel kredi içeriği çıkar: kredi notu, gelir belgesi, ödeme düzeni. Bunlar şahsınız için doğrudur ama şirket kredisinde tablo farklıdır.

Şirket dosyasında kredi notu tek başına belirleyici değildir. Not, geçmiş ödeme davranışınızı gösterir; banka ise geleceğe dair bir soru sorar: “Bu şirketin kazancı, vereceğim krediyi geri ödemeye yeter mi?” Bu sorunun cevabı bilançoda ve gelir tablosundadır. Bu yüzden şahsi kredi notu temiz olan bir şirket sahibi de, şirketin finansalları zayıfsa ret alabilir.

Kısaca: kredi notu kapıyı açar, finansallar krediyi belirler.

Banka hangi belgeleri ister?

Belge listesi bankaya ve kredi türüne göre değişir; ancak şirket kredisinde neredeyse her zaman istenen bir çekirdek vardır. Bu belgeleri başvurudan önce hazır etmek, sürecin en kolay kısmıdır ve dosyanın ciddiyet algısını doğrudan etkiler.

  • Son iki üç yılın bilanço ve gelir tablosu (kurumlar vergisi beyannamesi ekleri)
  • Güncel mizan — çoğu banka en yakın ara dönemi ister
  • Vergi levhası, ticaret sicil gazetesi, imza sirküleri
  • Vergi ve SGK borcu yoktur yazısı ya da yapılandırma belgesi
  • Teminat gösterilecek varlıkların tapu, ruhsat gibi belgeleri
  • Bazı bankalarda ortakların mal varlığı beyanı ve kefalet belgeleri

Belgeler eksik geldiğinde dosya reddedilmez ama bekler. Bekleyen dosya, analistin gündeminde aşağı düşer.

Komite dosyanızı hangi sırayla okur?

Kredi analisti önce şirketin nakit üretip üretmediğine bakar. Nakit üretiyorsa, bu nakdin borç ödemelerine yetip yetmediğini ölçer. Yettiğini görürse borcun büyüklüğüne ve öz kaynağın gücüne geçer. Sonra kısa vadede ödeme sıkışıklığı riskini ve paranın işletme içinde ne kadar bağlı kaldığını inceler. En sonda teminat konuşulur.

Bu sıra önemlidir. Teminatı güçlü ama nakit üretmeyen şirket, bankada “kefaletle çalışılabilir ama riskli” dosyadır. Nakit üreten ama teminatı zayıf şirket ise genelde çözülebilir bir sorundur. Yani teminat, zayıf finansalların yerine geçmez.

1. Nakit üretme: faaliyetlerinizden para çıkıyor mu?

Bankanın ilk baktığı şey kâr değil, nakittir. Gelir tablosunda kâr yazması, kasaya para girdiği anlamına gelmez. Satış vadeli yapıldıysa kâr defterde görünür ama para henüz müşteridedir. Bu yüzden banka işletme faaliyetlerinden gelen nakit akışına (OCF) ve yatırım harcamaları düşüldükten sonra kalan serbest nakde (FCF) bakar.

Burada tek bir eşik yoktur; bankanın aradığı şey yöndür. İşletme nakdi düzenli olarak pozitifse ve yıllar içinde artıyorsa, bu bankanın gördüğü en güçlü işarettir. İşletme nakdi negatifse kâr yazılsa bile dosya zorlanır: şirket faaliyetiyle değil, yeni borçla dönüyor demektir.

Basit bir örnek durumu netleştirir. Diyelim gelir tablonuzda 2 milyon TL kâr görünüyor. Aynı dönemde alacaklarınız 3 milyon TL arttı, yani sattınız ama tahsil edemediniz. Stoklarınız da 1 milyon TL büyüdü. Bu durumda defterde 2 milyon kâr yazarken kasadan para çıkmıştır. Banka gelir tablosuna değil, bu hareketi gösteren nakit akışına bakar ve “kâr var, nakit yok” tablosunu hemen görür.

2. DSCR (Borç Servisi Karşılama Oranı): kazancınız taksitleri kaç kat karşılıyor?

Borç servisi karşılama oranı, faaliyet kazancının yıllık borç ödemelerine (faiz artı anapara) bölünmesiyle bulunur. Kredi kararının kalbi budur. 1,00x seviyesi, kazancın borç ödemelerine tam denk geldiği noktadır; altına inildiğinde şirket borcunu yeni borçla ödüyor demektir.

Bankanın tipik okuması şöyledir: 1,25x ve üzeri rahat, 1,00x–1,25x arası kabul edilebilir ama yakın takip, 1,00x altı kırmızı bayrak.

3. Faiz karşılama: faaliyet kârınızın ne kadarı faize gidiyor?

Faiz karşılama oranı, esas faaliyet kârının finansman giderine bölünmesidir. 3,0x, faaliyet kârının faizin üç katı olduğu anlamına gelir; banka bunu rahat okur. 1,5x altına inildiğinde faaliyet kârının büyük kısmı bankaya gidiyor demektir ve şirket faiz artışına ya da satış düşüşüne kırılgan hâle gelir.

Türkiye’de yüksek faiz dönemlerinde bu oran hızla bozulur. Cironuz aynı kalsa bile kredi yenilemesinde faiz oranı yükseldiği için faiz gideri artar ve oran düşer. Bu yüzden faiz karşılama, tek dönem değil son üç dönem birlikte okunmalıdır.

4. Kaldıraç: borcunuz öz kaynağınızın kaç katı?

Borç/özkaynak oranı, şirketin kendi parası ile başkasının parası arasındaki dengeyi gösterir. Öz kaynak, kötü günde zararı emen tampondur. Tampon inceldikçe bankanın riski artar, çünkü zarar doğrudan alacaklıya yansımaya başlar.

Banka 2,0x’e kadar rahattır, 3,0x’e kadar kabul eder, 4,0x üzerinde teminat ve kefalet ister. Sermaye artırımı ya da kârın şirkette bırakılması bu oranı doğrudan iyileştirir.

5. Borcun geri ödeme süresi: net borç kaç yıllık kazancınız?

Net borç/Esas Faaliyet Kârı oranı, mevcut borcun bugünkü kazanç hızıyla kaç yılda kapanacağını söyler. 3,0x, “borcunuz üç yıllık faaliyet kazancınıza denk” demektir. Banka bunu vade planlarken kullanır: geri ödeme süresi vadeden uzunsa yapı en baştan sıkışıktır.

Tipik okuma: 3,0x’e kadar rahat, 4,0x’e kadar kabul, 5,0x üzeri kırmızı.

6. Likidite: önümüzdeki 12 ayı çevirebiliyor musunuz?

Cari oran, dönen varlıkların kısa vadeli borçlara bölünmesidir. 1,00x’in altı, önümüzdeki bir yıl içinde ödenecek borcun aynı sürede nakde dönecek varlıktan büyük olduğunu gösterir. Banka bunu ödeme sıkışıklığı riski olarak okur.

Tipik okuma: 1,5x ve üzeri rahat, 1,2x–1,5x kabul, 1,0x–1,2x endişe, 1,0x altı kırmızı. Bir uyarı: cari oranın yüksek olması her zaman iyi haber değildir. Oran stok ve alacakla şişmişse şirket “kâğıt üzerinde likit, kasada boş” olabilir. Banka bu yüzden cari oranı tek başına değil, aşağıdaki nakit dönüşü başlığıyla birlikte okur.

7. Borçluluk: aktifinizin ne kadarı borçla finanse edilmiş?

Borç/aktif oranı, şirketin toplam varlıklarının yüzde kaçının borçla alındığını gösterir. %50 ve altı bankanın rahat olduğu bölgedir; %70 üzeri kırmızıdır, çünkü varlıkların büyük kısmı fiilen alacaklılara aittir.

8. Nakit dönüşü: paranız kaç gün işletmede bağlı kalıyor?

Nakit döngüsü, paranın stokta ve alacakta bekleme süresinden satıcıya ödeme süresinin düşülmesiyle bulunur. Sayı büyüdükçe şirket, satışını finanse etmek için daha çok işletme sermayesine ihtiyaç duyar. Banka bu tabloyu gördüğünde kredinin gerçek sebebini anlar: talep edilen tutar yatırım için mi, yoksa uzayan tahsilat süresini kapatmak için mi?

Bu başlıkta evrensel bir eşik yoktur; normal aralık sektöre göre değişir. Perakendede döngü kısa, projeye dayalı imalatta uzundur. Doğru kıyas, kendi sektörünüzün ortalamasıyla yapılan kıyastır.

9. Teminat: en son konuşulan başlık

Banka teminat olarak genellikle maddi duran varlıkları (arsa, bina, makine, taşıt) değerlendirir. Burada sık yapılan hata, bilançodaki defter değerini teminat değeri sanmaktır. Defter değeri muhasebe kaydıdır; banka kendi ekspertizini yapar ve genelde daha düşük bir değer üzerinden ipotek kurar.

Teminat açığı olan şirketler için kefalet ve KGF benzeri araçlar gündeme gelir. Ancak baştaki kural burada da geçerlidir: teminat, zayıf nakit üretimini telafi etmez; yalnız bankanın kaybını sınırlar.

Dokuz başlık ve eşikleri (özet tablo)

Aşağıdaki eşikler genel banka kredi pratiğidir ve ürünümüzün banka değerlendirme motorunda kullandığımız değerlerle aynıdır. Her bankanın kendi iç modeli vardır; bu tablo kesin karar değil, hazırlık ölçüsüdür.

BaşlıkNe ölçerBanka rahatKırmızı çizgi
Nakit üretmeFaaliyetten gelen nakit (OCF/FCF)Düzenli pozitif ve artanSürekli negatif
DSCR (Borç Servisi Karşılama Oranı)Kazanç / yıllık borç ödemesi≥ 1,25x< 1,00x
Faiz karşılamaEsas Faaliyet Kârı / finansman gideri≥ 3,0x< 1,0x
KaldıraçBorç / özkaynak≤ 2,0x> 4,0x
Geri ödeme süresiNet borç / Esas Faaliyet Kârı≤ 3,0x> 5,0x
LikiditeCari oran≥ 1,5x< 1,0x
BorçlulukBorç / aktif≤ %50> %70
Nakit dönüşüStok + alacak − satıcı günüSektör ortalamasının altındaSektörün belirgin üstünde
TeminatMaddi duran varlık karşılığıTalebi karşılayan ekspertizTeminat açığı + zayıf nakit

Başvurudan önceki 30 günde ne yapılır?

  • Son üç yılın bilanço ve gelir tablosunu yan yana koyun. Banka tek yıla değil, yöne bakar.
  • Yukarıdaki dokuz başlığı kendi rakamlarınızla hesaplayın ve hangisinin kırmızıya yakın olduğunu işaretleyin.
  • Kırmızıya yakın başlık için bir cümlelik açıklama hazırlayın. Bankanın sevmediği şey kötü oran değil, açıklanamayan orandır.
  • Ortaklardan alacak, ortaklara borç gibi kalemleri netleştirin. Bu satırlar analistin ilk sorduğu satırlardır.
  • Vadesi geçmiş vergi ve SGK borcu varsa başvurudan önce yapılandırın.
  • Teminat olarak sunacağınız varlıkların güncel değerini öğrenin; defter değerine güvenmeyin.

Kırmızı bir oran başvuruyu bitirir mi?

Hayır. Tek bir kırmızı oran, dosyayı otomatik olarak reddettirmez. Bankayı asıl tedirgin eden şey, birbirini besleyen iki üç göstergenin aynı anda bozulmasıdır. Faiz karşılama düşerken kaldıraç artıyor ve nakit döngüsü uzuyorsa, analist bunu tek bir hikâye olarak okur: şirket büyümesini borçla finanse ediyor ve borç servisi zorlaşıyor.

Tersi de doğrudur. Cari oranı zayıf ama nakit üretimi güçlü, borç servisi rahat bir şirket için banka çözüm arar. Bu yüzden başvuru öncesi hedef, bütün oranları mükemmelleştirmek değil, zayıf başlığı bilmek ve onu açıklayabilmektir.

Bu hazırlığı mali müşaviriniz yapar mı?

Mali müşaviriniz beyannamenizi verir ve kayıtlarınızı tutar. Bu hukuken zorunlu olan iştir ve doğru yapılır. Ancak beyannamenin içindeki tabloyu alıp “faiz karşılamanız 1,3x, banka bunu endişeyle okur, başvurudan önce şu kalemi düzeltelim” demek ayrı bir iştir ve çoğu sözleşmenin kapsamında değildir.

Müşavirinizden bu hazırlığı isteyecekseniz, talebi net kurun: son üç yılın karşılaştırmalı tablosu, yukarıdaki dokuz başlığın hesabı ve zayıf başlıklar için birer cümlelik açıklama. Bu üç şey elinizde olduğunda başvuruya hazırsınız demektir.

Bu dokuz başlığı kendi mizanınızda görmek

Yukarıdaki oranların hepsi, elinizdeki mizandan ya da kurumlar vergisi beyannamenizden hesaplanabilir. Elle yapıldığında en çok vakit alan kısım, hangi kalemin hangi orana gireceğini ayıklamaktır.

Finansal Sağlık’a mizanınızı veya beyannamenizi yüklediğinizde bu dokuz başlık banka eşikleriyle birlikte otomatik çıkar. Her oranın altında hangi mizan satırından geldiği yazar; bankaya götüreceğiniz rapor da aynı ekrandan üretilir.

Banka Kredibilitesi ekranı — dokuz başlık, eşikler ve şirketin durumu yan yana
Ürünün Banka Kredibilitesi ekranı (temsili veri)
Kesin kredi kararı her zaman bankaya özeldir. Buradaki eşikler yaygın kredi pratiğidir ve dosyanızı önceden okumanız içindir; kredi onayı ya da reddi taahhüdü değildir.

Şirketinizin finansal sağlığını görün

Mizanınızı yükleyin; skor, rasyolar ve erken uyarılar dakikalar içinde çıksın.

Ücretsiz Deneyin